Takip Edin

Gündem

724 Şiir Arasından Seçilip, Bir Ulusun Marşı Oldu!

Dskultursanat

Yayınlanma tarihi

-

Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü, İstiklal Marşı yarışması düzenleyip 500 lira ödül koydu ve Mehmet Akif Ersoy’un şiiri 724 şiir arasından seçilerek, mecliste okundu! İşte, kabulünün 98. yılını kutladığımız İstiklal Marşı’mız hakkında hiç bilinmeyenler.

Acı dolu günleri unutmamak için.

Acılı süreçlerden geçen Türk halkı, bu toprakları nasıl kazandığını unutmamak ve milli bilinci güçlendirmek için milli bir marşa ihtiyaç duydu.

Milli marşımız için yarışma düzenlendi

Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü, milli marş yazılması için öneri verdi ve Milli Eğitim Bakanlığı ‘İstiklâl Marşı Yazma Yarışması’ düzenlendi.



Yüzlerce şiir gönderildi

Kazanana 500 lira ödül verilecek olan yarışmaya, 724 adet şiir gönderildi fakat hiçbiri milli marşa layık görülmedi.
‘Kahraman Ordumuza’
Ancak, Mehmet Akif Ersoy’un ‘Kahraman Ordumuza’ adlı şiiri, büyük beğeni toplayarak mecliste okundu ve 12 Mart 1921 yılında İstiklal Marşı olarak kabul edildi.
Ödülü kabul etmedi
Büyük şair Mehmet Akif Ersoy, ödül olarak verilen 500 lirayı almayarak, bu görevi ordu ve milletimizin adına yerine getirdiğini söyledi.
İstiklal Marşı’nı yazdığı geceler uyumadı
Mehmet Akif Ersoy’un babası, milli marşımızı Ankara’daki Taceddin Dergahı’nda kaleme alan Mehmet Akif’in, İstiklal marşını yazarken büyük ıstıraplar çektiğini, hatta günlerce uyumadığını anlatmıştır.
Asıl adı çok başka!
Mehmet Akif miladi takvime göre 1873, hicri takvime göre ise 1290 yılında doğdu. Ersoy’un babası Tahir Efendi, oğluna Ragıf ismi koymuştu fakat insanlar Ragıf ismini yanlış telaffuz ederek, Akif demişlerdir.
İstiklal Marşı’nın bestecisi
İstiklal marşının bir diğer kahramanı da, marşın bestecisi Osman Zeki Üngör’dür. Üngör, Osmanlı sarayında yetişen ilk Türk kemancıdır.
Beşinci seçilmişti ama onun güftesiyle okundu

İlk zamanlarda milli marşımızın bestesi için Ali Rıfat Bey’in alaturka usulündeki bestesi uygun görülmüştü fakat 1930 yılında yapılan bir değişiklikle o güne kadar Ali Rıfat Bey’in bestesiyle seslendirilen güfte, yarışmada beşinci seçilen Osman Zeki Üngör’ün batı tarzı bestesiyle seslendirilmeye başlandı.

”O şiir bir daha yazılmaz!”

Mehmet Akif Ersoy, kaleme aldığı İstiklal Marşı’mız için şu cümleleri kurmuştu: Binbir fecayi karşısında bunalan ruhların ıstıraplar içinde halas dakikalarını beklediği bir zamanda yazılan o marş, o günlerin kıymetli bir hatırasıdır. O şiir bir daha yazılmaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri yaşamak lazım.

”En kıymetli hediyem budur”

O şiir artık benim değildir. O, milletin malıdır. Benim millete karşı en kıymetli hediyem budur. Allah bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın!


Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Yeşilçam’ın Efsane ismi Sağlık Durumu ile ilgili Açıklama Yaptı

Dskultursanat

Yayınlanma tarihi

-

Usta oyuncu Cüneyt Arkın’ın sosyal medyada sağlık durumu hakkında yapılan haberlere, Arkın’ın Instagram hesabı üzerinden şu açıklama yapıldı. Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, “Son iki gündür yine bazı sosyal medya hesaplarında sağlık durumu hakkında yalan yanlış haberler yapılmaktadır. Lütfen bu haberlere itibar etmeyin… Sağlık durumu gayet iyi.” ifadeleri kullanıldı.



Sanatçı sosyal medya hesabı üzerinden şu açıklamaları yaptı;

Ünlü sanatçının eşi Betül Arkın, sosyal medyada çıkan haberlere üzüldüğünü altını çizerek, “Kim, neden böyle bir şey yapıyor anlamak mümkün değil. Biz de çok şaşırıyor ve üzülüyoruz. Kendisi üç gün önceki katıldığı organizasyondaki gibi sağlıklı. Kimse bu yalanlara itibar etmesin.



Devamını oku

Gündem

Akciğerinden Operasyon Geçiren Sevcan Orhan, Yoğun Bakımda

Dskultursanat

Yayınlanma tarihi

-

Magazin camiasının ‘Felaket Tellalı’ olarak bilinen ses sanatçısı Onur Akay, Sevcan Orhan’ın geçirdiği operasyondan sonra yoğun bakıma alındığını duyurdu.



Akay, “Değerli sanatçı arkadaşımız Sevcan Orhan, özel bir hastanede ‘Videotorakoskopi’ operasyonu geçirmiştir. Daha sonra yoğun bakımda tedavisine devam edilen Orhan’ın, sağlık durumunda olumlu gelişmeler olduğunu öğrendim. Kendisine acil şifalar dilerim” ifadelerini kullandı.


Devamını oku

Gündem

Ramazan’da Nasıl Beslenmeli ? işte Rumeysa Özdemir’in Ramazan Önerileri

Dskultursanat

Yayınlanma tarihi

-

Ramazan’da sağlık sorunları yaşamamak için bazı kurallara dikkat etmeniz çok önemli. Peki oruç tutarken neler yapmalı, nelerden kaçınmalıyız? Diyetisyen Rumeysa Özdemir, DS Kültür Sanat okurları’na sağlıklı bir Ramazan için dikkat etmeniz gereken kuralları anlattı, önemli uyarılarda bulundu.



Ramazanda uzun süreli açlık yaşanır ve bundan dolayı gün içerisinde halsizlik, üşüme, baş ağrısı yaşanabilir. Sağlık için en önemli noktalardan biri de sahurun atlanmamasıdır. Ramazanda öğün sayısı zaten azalmaktadır sahur atlanıp metabolizma hızı düşürülmemelidir. Besinler iyi çiğnenmeli ve yavaş yenmelidir. İftarda gün boyu aç kalan bedene çok fazla yüklenilmemelidir . Bütün gün aç kalındığı için çok fazla yiyecek tüketilmemelidir. Çok yemek yendiğinde vücutta halsizlik, uyku hali, şişkinlik, hazımsızlık olabilir. İftar ile sahur arasında 1-2 ara öğün yapılmalıdır böylelikle öğün sayısı artar. Öğün sayısı 4’e çıkarılabilir.

Sahurda çok yağlı, kızartılmış, tuz oranı yüksek gıdalar tüketilmemelidir. Gün boyu tok tutacak proteinden ve posadan zengin beslenilmelidir. Ramazan ayında kabızlık problemi sık yaşanabilir bunun önüne geçmek için posa alımı meyve ve sebze tüketimiyle artırılmalıdır. Çok tuzlu, yağlı gıdalar gün içinde susuz kalmaya neden olabileceğinden çok tuzlu ve yağlı yemekten kaçınılmalıdır. Peki sahurda nasıl beslenilmelidir? Sahur hafif bir öğün bununla birlikte doyurucu olmalıdır . Bunun için yumurta, peynir, salata, ekmek, hurma, zeytin, ceviz gibi gıdalar tüketilebilir. Eğer kabızlık problemi yaşanırsa gün kurusu sahura başlanmadan önce su ile birlikte tüketilebilir. Salata bol yeşillikli, domates, salatadan oluşabilir. Yumurta az yağlı, haşlanmış, menemen olarak farklı formlarda tüketilebilir. Sağlık için haşlanmış yumurta en güzelidir. Farklılık için omlet yaparak çeşitlendirilebilir.

İftarda aşırı yağlı, kızartılmış ürünlerden kaçınılmalıdır. Yemeklerden az yağlı, haşlama, fırında, ızgara olabilir. İftara ilk baş hurma veya zeytin gibi iftariyeliklerle başlanabilir. Sonrasında bir kase çorba tüketilebilir. Çorba içtikten sonra yemeye bir müddet ara verilebilir. Sonra bir ana yemek; etli sebze yemeği, sebze yemeği, et/tavuk/balık tüketilebilir. Yanında yoğurt, ayran, cacık olabilir. Salata posa alımı açısından sofrada olması gerekir. Kişiye göre 1-2 dilim ekmek tüketilebilir. İftardan sonra 20-25 dakika yürüyüş yapılması önerilir. İftar ile sahur arasında hafif bir sütlü tatlı, meyve, yoğurt, kuru yemiş ara öğün olarak tüketilebilir. Çok şekerli ağır tatlılar tüketilmemelidir. Ramazanda yine önemli konulardan biri sudur. Gün boyu vücut suyunun atılmasından ve yerine konulamamasından dolayı iftar ile sahur arasında 6-8 bardak su tüketilmelidir. Kafeinli içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır çünkü bu ürünler vücuttan su atar. Fazla şekerli, şeker eklenmiş yiyeceklerden sakınılmalıdır. Bunun yerine daha sağlıklı olan gıdalar tercih edilmelidir.

Mide salgısını artıran asitli içeceklerin tüketiminden sakınılmalıdır. Herkese hayırlı ramazanlar dilerim.



Devamını oku

Trend