Takip Edin

Röportaj

Burak Bozdemir: Benim için siyaset; Devletin imkanları ile halka en iyi bir şekilde hizmet etmektir

Dskultursanat

Yayınlanma tarihi

-

Milliyetçi Hareket Partisi Ahmetli Belediye Başkan Aday adayı olan Burak Bozdemir ile kendi hayatından, siyasetten ve hakkında merak edilenleri konuşmak üzere bizlerle birlikte. Öncelikle bizleri kırmayarak davetimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.


Samet Tosun: Bize biraz kendinizden bahseder misiniz ? Burak Bozdemir kimdir ?

Burak Bozdemir: 1990 tarihinde Manisa’nın Ahmetli ilçesinde dünyaya geldim. 9 yaşında ülkü ocakları ile tanıştım. 14 yaşından itibaren minder’de ve yağlı güreş olmak üzere iki kategoride müsabakalara katıldım. Bu müsabakalar çerçevesinde Manisa 1.liği, Ege Bölge 1.liği ve Türkiye 5.liği olmak üzere 3 adet derecem bulunmaktadır.

Lise öğrenimimi Salihli anadolu ticaret meslek lisesinde tamamladım. Üniversite hayatımda ilk olarak Celal Bayar Üniversitesinde bilgisayar programcılığı okudum. Devamında ise Anadolu üniversitesi işletme fakültesini bitirdim. Ankara genel merkezde Milliyetci hareket partisi Liderlik ve siyaset okulunu tamamladim.

Bugüne kadar siyasetin her kademesinde bi fiil aktif olarak görev aldım. 1 yıl ülkü olacakları başkanlığı, Milliyetçi hareket partisi ilçe teşkilatında ilçe muhasibi ve ilçe başkan vekilliği gibi görevlerde bulundum.

Son olarak’ ta görevimden istifa ederek Ahmetli belediye başkan aday adaylığına başvuru yaptım. 5 yıldan bugüne de Manisa büyük şehir belediyesi Ahmetli hizmet binasında halkla ilişkiler sorumlusu olarak çalışmaktayım. Halk’la iç içe olmaya devam ediyorum.

Samet Tosun: İş dışında gündelik hayatınızda neler ile meşgul oluyorsunuz ?

Burak Bozdemir: İşten arta kalan zamanlarda, halkla iç içe olmaya devam ediyoruz. Siyaset hayatımın her alanında zaten onun dışında sportif ve kültürel aktivitelere katılmak, seyehat etmek, kitap okumak diyebiliriz.

Samet Tosun: Burak Bozdemir’i 3 kelime ile anlatacak olsan ne dersin ?

Burak Bozdemir: Dik Duruşlu, Güvenilir, Tuttuğunu Koparan.

Samet Tosun: Siyasete bakış açın nedir ?

Burak Bozdemir: Benim için siyaset; Devletin imkanları ile halka en iyi bir şekilde hizmet etmektir. Kişilerin şahsi menfaatlerinden öte devletin ve halkın menfaati önde olmalıdır. Ama şahıs çıkarları önde olduğu için ülke genelinde siyaset çok net yapılamadığı görülmektedir. Devletin vermiş olduğu imkanları halkına götürmek için köprü vazifesi gören, iyi insanlarla siyaset yapmanın değerli, güzel ve anlamlı olduğuna inanıyorum.

Samet Tosun: Peki Aday adaylığı süreciğini nasıl değerlendiriyorsun ?

Burak Bozdemir: Ankara genel merkezimize giderek belediye başkan aday adaylığı başvurumuzu gerçekleştirdikten sonra gerekli temasları tamamladıktan sonra Ahmetli’ye geri dönüş yaparak bir an önce çalışmalara başladık.

  • ”Önceliğimiz her zaman Ahmetli ve Ahmetli insanı oldu.”

Anlayışı ile yollara düştük, 2 aydan fazla aday adaylığım süresince 6 merkez 17 çevre mahalle olmak üzere toplamda 23 mahallemizin muhtarlarını tek tek ziyaret edip hal hatır sorarak ve dertlerini dinleyerek mahallelerimizin sorunlarına çözüm üretmeye çalıştık, bi nebze de olsa faydalı olduğumuza inanıyorum.

Gece gündüz ayırt etmeksizin bir milliyetçi hareket partisinin adayından ziyade Ahmetlinin bir evladı olarak kapı kapı ev ev gezerek dil, din, ırk ve parti gözetmeden hepsinin tek tek kapılarını çalarak biz geldik deyip çayını içip dertlerini dinledikten sonra gönüllerini kazanmaya başladık. Bununla birlikte gece gündüz demeden bizimle birlikte çalışan ve bize yardımcı olan bütün arkadaşlarımızın hepsine canı gönülden teşekkür ediyorum.

Ben inanıyorum ki Ahmetli nüfusunun dörtte birini kısa bir zamanda da olsa gönüllerine girmeyi başardık. Bizler bu insanlara inanarak bu yola çıktık, eğer ki belediye başkanlığını almış olsaydık kapıda yatma özelliğimizden dolayı Ahmetlimize ne getirebiliriz başlığı altında çalışmalara başlayacaktık.

Partimizin ülke genelindeki Cumhur ittifakını desteklemesinden dolayı Manisa’nın Ahmetli ilçesinde Ak partinin adayını destekleme kararı aldı. Bizlerde teşekkür ettik ve ittifakımızın arkasında duruyoruz.

Samet Tosun: Ahmetli seçmeni sana nasıl bakıyor ?

Burak Bozdemir: Halkımızın siyasi görüşü ne olursa olsun, Burak Bozdemir’i milliyetçi hareket partisinin adayı gibi değilde kendi evlatları gibi görmeleri bizleri ziyadesi ile mutlu etti. Siyasi rengimizi bilmelerine rağmen bize hep kucak açmaları ve bizlerinde onları iyi günde de kötü günde de yalnız bırakmamamız bizleri bir bütün haline getirdi diyebilirim.

Samet Tosun: Elinize imkan verilse dünya’ya nasıl bir mesaj vermek isterdiniz ?

Burak Bozdemir: Bütün Türk ve müslüman devletlerinin bir olup diri olup tüm dünyaya karşı dik durmaları, ülkelerin kendi menfaatleri için müslüman kardeşlerimizin katledilmelerine müsade etmemeleri ve son olarak dünyanın her yerinde barış, huzur ortamının sağlanması tek temennim.

Samet Tosun: Kitaplarla aran nasıl ? En son okuduğun kitaplar hangileri ?

Burak Bozdemir: Kitaplarla aram gayet iyi lakin son zamanlarda çok fazla kitap okuyamıyorum. Son okuduğum kitap ise milliyetçi hareket partisi genel başkanı Dr. Devlet Bahçeli’ye yazılmış olan ”Duruş” kitabıdır.

Samet Tosun: Kahvenin günlük hayatındaki yeri hakkında ne söylemek istersin ?

Burak Bozdemir: Kahvenin beyin üzerindeki etkileri belli o yüzden nescafe vb. kahve çeşitlerini pek sevmiyorum. Ama her gün en az bir fincan Türk kahvesi tüketirim.

Samet Tosun: Ve son olarak DS Kültür Sanat okurları için neler söylemek istersiniz ?

Burak Bozdemir: Gazeteciler, yayıncılar ne kadar değerli ve önemli ise okurlar’da bir okadar önemlidir benim için. Tabi burada önemli bir detay tarafsız düşünüp, yazabilmektir. Tüm DS Kültür Sanat okurlarına saygı ve selamlarımı iletiyorum. Yayın hayatınızda başarılarınız daim olsun inşallah.

Samet Tosun: Tekrardan çok teşekkür ederiz, bizleri kırmayarak nazik davetimizi kabul ettiğiniz için. İnşallah daha güzel yerlerde tekrardan görüşmek dileği ile hoşçakalın.



Röportaj

İbrahim Cuşan: Kendimi Bildim Bileli Farklı Şekillerde Hep Müziğin İçerisinde Oldum

Dskultursanat

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye’de ve Dünya’da verdiği konserle adını duyuran sevilen tasavvuf sanatçısı İbrahim Cuşan, hakkında merak edilenleri cevaplamak üzere bu hafta bizlerle birlikte. Öncelikle bizleri kırmayarak davetimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Naçizane nasılsınız?

İbrahim Cuşan: Hamdolsun iyiyim.Ben de bu nazik davetinizden ötürü teşekkür ediyorum.

Samet Tosun: Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? İbrahim Cuşan kimdir?

İbrahim Cuşan: Samsun doğumluyum ancak 13 yaşından bu tarafa Ankara’da yaşamaktayım. Duygusal ve çekingen bir karaktere sahibim. Sahne sanatıyla uğraşanlar için pek uygun olmayan bir yapıdır bu aslında ama ben bu yönümün birçok faydasını gördüğümden, açıkçası şikâyetçi değilim. Kafasına koyduğu şeyi hayata geçirmek için mücadele eden ve bunun için usanmadan yılmadan çalışan biriyim. Benim için Zaman, İmkân ve Ortam üçlüsü bir araya geldiğinde başarmak artık zorunlu hale gelmektedir. Zor beğenirim, bu nedenle ailem ve çevrem bu yönde hep şikâyetçi olmuşlardır. Ancak ben bu yönümün, her şeyin en iyisini ve en güzelini yapmaya çalıştığımdan ileri geldiğini düşünüyorum. Samsun 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunuyum. Şuanda Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Türk Din Musikisi Tarihi alanında Yüksek Lisansa devam etmekteyim.

Samet Tosun: Müzik ile uğraşmaya ne zaman başladınız?




İbrahim Cuşan: Aslında bunu tam olarak ben de bilmiyorum. Kendimi bildim bileli farklı şekillerde hep müziğin içerisinde oldum. Tabi kendinizi keşfetmeniz okul yıllarında bu alanda öne çıkartılmanızla oluyor ki ben de Lise döneminde okullar arası düzenlenen yarışmalarda aldığım derecelerle buna kani olmuşumdur. Lise sonrası radyo programı vb. faaliyetlerin içerisinde bir albüm yapma arzusu oluştu ve profesyonel manada ilk çalışmamız olan İlahice Aşk albümünü 2006 yılında çıkartarak bu alanda hizmet etmeye niyet ettik.

Samet Tosun: Peki, İbrahim Cuşan’ın bir günü nasıl geçiyor? Neler yapıyor?

İbrahim Cuşan: Öncelikle müziğin benim mesleğim değil severek yamaya çalıştığım bir alışkanlığım olduğunu ifade etmek isterim. Aslen devlet memuruyum ve bir devlet memurunun hafta içi mesaisi nasılsa ben de bu saatlerde işimle meşgul olmaktayım. Burada şunu da belirteyim yanlış anlaşılmasın işimi de çok severek yapmaktayım. Mesai saatleri dışında ailemle ve arkadaşlarımla zaman geçirmeyi severim. Ara sıra da yalnız kalıp duygularımı yazıya geçirmeye gayret gösteririm. Fırsat buldukça spor ve gezi yapar sosyal etkinliklere katılmaya çalışırım. Müziğin her türlüsünü dinler güzel olan her şeyi severim.

Samet Tosun: Yurtdışı konserlerinizden biraz bahsedebilir miyiz?

İbrahim Cuşan: Tabiki, bu güne kadar 11 Ülkede yaklaşık 20 program Vatandaş, soydaş ve dindaşlarımıza ve hatta az da olsa gayri müslimlere hitap etme imkânı bulduk. Tabi yurtdışında yapılan programlar yurtiçinde yapılanlara nazaran biraz farklılık arz ediyor. Gittiğiniz ülkenin dili, kültürü ve hatta bazen muhatap kitlenizin dini farklı olduğu için öncelikleriniz değişebiliyor. Bu anlamda öncelikle bir ortak nokta arıyorsunuz. Bu bazen din, bazen ortak kültür veya dil oluyor, ancak bunlar da yoksa artık müziğin evrensel dili ile insanlara hitap etmeye çalışıyorsunuz. Tabi bazen farklılıklar da insanların ilgisini çekebiliyor.

Samet Tosun: Konserler esnasında yaşadığınız ilginç olaylar oldu mu?

İbrahim Cuşan: Birçok hikâyemiz var tabiki ama etkilendiğim birkaç tanesi paylaşmak isterim. Balkanlara gittiğiniz zaman öncelikle Osmanlı’nın izlerini gördüğünüzde zaten çok mutlu oluyorsunuz. Bir de soydaş ve dindaşların da Ülkemize olan ilgisi eklenince haliyle duygular zirvelere ulaşıyor. Bulgaristan ve Makedonya’da Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle düzenlenen programlara katıldık. Oralardaki soydaşlarımızın dilini, dinini ve kültürünü muhafaza ettiğini görmek ve bütün eserlerde bize eşlik ettiğine şahit olmak beni çok mutlu etmişti. Bosna-Hersek’te düzenlenen bir program için Boşnakça bir eser hazırladım ve programda okumaya başladığımda insanların ayağa kalkarak şaşkınlıkla izlemeleri beni çok etkilemişti. Son olarak Litvanya’da sema gösterisi eşliğinde icra ettiğimiz programda insanların ilk defa semazen görmesi şaşkınlığı da unutamayacağım hatıralarımdandır.




Samet Tosun: Türkiye’de hangi şehirlerde konser verdiniz?

İbrahim Cuşan: Bu konuyu il bazında değil de bölge anlamında değerlendirirsek sadece Doğu Anadolu’ya gitmemiştim nasip oldu bu yıl Ramazan Etkinlikleri kapsamında Iğdır, Ağrı ve Hakkâri’de program yapma imkânı buldum. Ancak şu var Samsun’luyum ve Samsun merkezde bugüne kadar hiç konsere davet edilmedim. Bunu da üzülerek belirtmek istiyorum.

Samet Tosun: Yeni projeleriniz var mı? Varsa biraz bahseder misiniz?

İbrahim Cuşan: Yeni projelerimiz var evet. Şuanda iki yeni eser üzerinde çalışıyoruz. Aslında bir albüm yapma niyetiyle yola çıktık ancak, daha sonra bütün eserlerin üzerinde tek tek çalışma imkânı olması amacıyla bu albüm projesini birkaç yıla yayarak gerçekleştirmeye karar verdik. Bu manada daha önce işlenmemiş konular üzerinde durmaya ve farklı şeyler üretmeye çalışıyoruz.

Samet Tosun: Son klibinizin çekimleri nasıl geçti?

İbrahim Cuşan: Evet Taif konulu eserimiz için bir klip çalışmamız oldu. Çekimleri Isparta ve Burdur’da gerçekleştirdik. Eserle bütünleşen güzel bir çalışma oldu. Bu manada klip yönetmenim kıymetli sanatçı dostum Abdullah Beyhan’a teşekkür ediyorum.

Samet Tosun: Bu alanda çalışma yapacak kişilere tavsiyeleriniz nelerdir?

İbrahim Cuşan: Öncelikle eğitim konusunda mutlaka imkânları değerlendirmelidirler. En az bir enstrümanla hemhal olmalarını ve literatür anlamında mutlaka çalışma yapmalarını tavsiye ederim. Allah (c.c) her insanı farklı fıtratta yaratmıştır ve her insanın farklı bir güzelliği vardır. Kimseyi taklit etmeden kendi güzelliklerini ortaya koyan kendi tarzını belirleyen kişiler daha başarılı olurlar. Bu nedenle kendileri olmalarını tavsiye ediyorum.

Samet Tosun: Elinizde bir imkân olsaydı dünyaya nasıl bir mesaj vermek isterdin?

İbrahim Cuşan: İnsanları sevelim, haklarına saygı duyalım ve en önlemlisi Yaratana şükredelim.

Samet Tosun: Kitaplarla aran nasıl? En son hangi kitabı okudun?

İbrahim Cuşan: Kitap okumayı çok severim aslında ama son dönemlerde az zaman ayırdığımı düşünüyorum. Şu ara daha çok ilmi kitaplar okuma gayretindeyim ama fırsat buldukça da Kemal SAYAR’ın “Beni Sessiz de Sevebilir misin” kitabını okuyorum.

Samet Tosun: Kahvenin günlük hayatındaki yeri hakkında ne söylemek istersin?




İbrahim Cuşan: Çok ilginçtir kahveyi ben Balkanlarda tanıdım ve sevdim. Tabi her ne kadar orada aldığım tadı alamasam da günlük içerim. En sevdiğim kahve çeşidi ise Dibek kahvesidir.

Samet Tosun: Ve son olarak DS Kültür Sanat okurları için neler söylemek istersiniz?

İbrahim Cuşan: Sizin bu gayretli çalışmalarınıza teveccüh etmeleri müsterihimdir.

Samet Tosun: Tekrardan çok teşekkür ederiz, bizleri kırmayarak nazik davetimizi kabul ettiğiniz için. İnşallah daha güzel yerlerde tekrardan görüşmek dileği ile hoşçakalın.

İbrahim Cuşan: Teşekkür ederim aynı şekilde ben de çok keyif aldım. Sevgiler.

 

Devamını oku

Röportaj

Seyfullah Çakmak: Bu Hayatta Aile, Paradan, Puldan ve Şöhretten Daha Değerlidir

Dskultursanat

Yayınlanma tarihi

-

Geçtiğimiz aylarda çıkarmış olduğu tekli single çalışması ‘’Bismillah’’ ile güzel tepkiler uyandıran tasavvuf sanatçısı Seyfullah Çakmak bugün merak edilenleri konuşmak üzere bizlerle birlikte. Öncelikle bizleri kırmayarak davetimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.

Samet Tosun: Bize biraz kendinizden bahseder misiniz ? Seyfullah Çakmak kimdir desek nasıl tanımlarsınız ?

Seyfullah Çakmak: 1985 İstanbul doğumluyum aslen Yozgatlı olup, Kayseri de ikamet etmekteyim. Evli ve 3 çocuk babasıyım. Uzun yıllardır müzikle uğraşıyorum, yanı sıra Ticaretle uğraşıyoruz. Piyasada 2 albüm ve single çalışmalarım mevcut. Bir çok sanatçı dostumun okumuş olduğu eserlerde imzamız ve desteklerimiz mevcut.

Samet Tosun: Son çalışmanız Bismillah’tan bahsedelim biraz, bizlere stüdyo çalışmasından ve klip çekimlerinden bahseder misiniz ?




Seyfullah Çakmak: “Bismillah” aslında her müslümanın doğumundan ölümüne her müslümanın hayatının merkezinde olması gereken bir cümle, her işe Ulu Yaradanın ismi ile başlamak her şeyde hayırla sonuçlanmasını ummak, onun adıyla aşılması zor yolları aşmak, imkansız kapıları açmak demek benim için. Bu eserin söz ve bestesi dostum Abdullah Beyhan’a ait, bizim için yaptığı bir eser, konserlerimde veya katıldığım programlarda okurken de çok büyük keyif alıyorum. Arange ve stüdyo kısmında İzmir de yaşayan asker arkadaşım Cemal’in dokunuşlarıyla son halini aldı, keyifli bir stüdyo aşamasıydı. Klipte yine Abdullah Beyhan ve değerli ağabeyim Cihan Ak tüm hünerlerini gösterdiler, İstanbul Balat’ta Süleymaniye de çekimler gerçekleşti. Bizce Harika bir çalışma oldu.

Samet Tosun: Peki özel hayatınızda nasıl birisiniz ? Seyfullah Çakmak’ın bir günü nasıl geçiyor ?

Seyfullah Çakmak: Aslında özel hayatımda vaktimin neredeyse tamamını ailemle, çocuklarımla geçirmeye özen gösteriyorum, sıla-i rahim-Anne baba,eş dost ziyaretleriyle çocuklarıma bu duyguları aşılamaya çalışıyorum, çünkü ailenin bu hayatta herşey olduğunu, herşeyden, paradan, puldan, şöhretten daha değerli olduğunu göstermeye yaşatmaya çalışıyorum, hafta içi neredeyse tamamen onlardan ailemden uzakta kalıyorum, konserler, organizasyonlar, toplantılarla yoğun geçiyor, bu sebeple aileme daha çok vakit geçirmeye çalışıyorum.




Samet Tosun: Son çalışmanız hakkında size geri dönüşler nasıl ?

Seyfullah Çakmak: Valla şu ana kadar aldığım geri dönüşler olumlu yönde ancak elbette daha iyisini yapmak için uğraşıyoruz, çok güçlü duygulara sahip sanatçı dostlarımın desteğiyle de yapacağız bi iznillah, çünkü bizi sevenler, dinleyenler her şeyin en iyisine layıklar.

Samet Tosun: Bu hayatta olmazsa olmazınız var mıdır ? varsa nedir ?

Seyfullah Çakmak: Çok var 🙂 ama bunların başında olmazsa olmazım, başta da söylediğim gibi ailem geliyor, aile benim için her şey den önce gelir.

Samet Tosun: Düet yapmak istediğiniz bir sanatçı var mı ?

Seyfullah Çakmak: Düet yapmak istediğim sanatçı var tabi 😊 olmaz mı ? 2 isim var bunlardan bir tanesi Dünyaca ünlü İslami Müzik Sanatçısı Maher Zain, Diğeri Türk pop Müziği Sanatçısı ve aynı zamanda Çok güzel tasavvufi eserler, İslami müzikler yapan Mustafa Ceceli bu iki ismi hem tarz olarak çok beğeniyor ve benimsiyorum, hemde büyük bir hayranlıkla takip ediyorum 🙂

Samet Tosun: Sosyal medya ile aranız nasıl ? sizi seven insanlar size kolay bir şekilde ulaşalabiliyor mu ?

Seyfullah Çakmak: Ah…Ah..! Bu sosyal medya. yaptığımız tüm çalışmaları artık duyurabildiğimiz en etkili mecra, elbette sevenlerimiz buralardan bize kolaylıkla ulaşabiliyorlar, ama şöylede bir şey var ki, vakit, zaman bizim için, insanlık için çok kıymetli, boşa gitti mi bir daha gelmiyor, bunun için faydalı işlerde kullanmak lazım, herkes kadar bende aktif olarak kullanmaya çalışıyorum.

Samet Tosun: Türkiye’deki müzik sektörü hakkında ne düşünüyorsunuz ? bu sektörün sizce en büyük sıkıntısı nedir ?

Seyfullah ÇakmakEn büyük sıkıntımız üretkenliğin artık bitmiş olması, hele de bizim camiamızda. Belli başlı söz yazan, beste yapan arkadaşlarımız, dostlarımız ve ağabeylerimizin haricinde üretebilen pek fazla kimse yok. Birde hemen hemen müziği seven ilgi duyan, biraz da maddi durumu iyi olan kişiler soluğu stüdyolarda alıyorlar, albüm single vs. işler yapıyorlar, ben bizzat şahit oldum yakın zamanda, ama işte imkan var yapayım diyor. Önceden bu işler bu kadar kolay değildi, önce yapımcı seni dinler, not verir karar verirdi, sonra stüdyo da aranjöre dinletir, onunla istişare ederdi, onay alırsa eğer, elini taşın altına koyardı, şimdi kalmadı tabi bunlar.

Samet Tosun: Kitaplarla aranız nasıl? En son okuduğunuz kitap hangisi ?

Seyfullah Çakmak: Kitap okuyorum elbette, en çok sevdiğim kitaplar tarih kitapları, en son Ahmet Turgut Bey’in kaleme aldığı “Bozkırın Sırrı-Türk Peygamber” adlı eseri okudum ve çok etkilenmiştim.

Samet Tosun: Elinizde bir imkan olsaydı dünyaya nasıl bir mesaj vermek isterdin ?

Seyfullah Çakmak: Bu hayat er yada geç bir gün son bulacak, bu sebeple daima bir birimizi sevip sayalım, kine nefrete tefrikaya (ayrımcılığa) mahal vermeyelim. Ve artık çocuklar ağlamasın, üzülmesin, ölmesin…

Samet Tosun: Kahvenin günlük hayatındaki yeri hakkında ne söylemek istersin ?




Seyfullah Çakmak: Oooovvv kahve benim için apayrı bir keyif, apayrı bir kültür, helede kahveyi nasıl içeceğini bilen biriyle içiyorsam değmeyin keyfime, yani kahve bizim çok özel bir kültürümüz, derler ki; Kahvede ilk yudum; tanışma, ikinci yudum; alışma, üçüncü yudum; anlaşma demektir. Bir kahvenin iyi olup olmadığına karar vereceğiniz üç aşamayı bu şekilde gerçekleştirmiş oluyorsunuz. Kahveyle alakalı daha çok şey var anlatabileceğim fakat buna vaktimiz yetmez ☺

Samet Tosun: Ve son olarak DS Kültür Sanat okurları için neler söylemek istersiniz ?

Seyfullah Çakmak: Buradan DS Kültür Sanat okurlarına Sonsuz Sevgi, Saygı ve en kalbi duygularımı gönderiyorum, Bu sektörün böyle bir hizmete gerçekten ihtiyacı vardı ve şükür ki sizler sayesinde buda oldu, Göstermiş olduğunuz nezakete, ilgi ve alakaya can-ı gönülden teşekkür ediyorum, çabanız zayi olmasın, yolunuz daima Açık olsun.

Samet Tosun: Tekrardan çok teşekkür ederiz, bizleri kırmayarak nazik davetimizi kabul ettiğiniz için. İnşallah daha güzel yerlerde tekrardan görüşmek dileği ile hoşçakalın.




Devamını oku

Röportaj

Hakan Ergün: Sektörde Rastladığım İnsan Gibi İnsan Gerçekten

Dskultursanat

Yayınlanma tarihi

-

Şarkıcı Hakan Ergün hakkında merak edilenleri cevaplamak üzere bu hafta bizlerle birlikte. Öncelikle bizleri kırmayarak davetimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Nacizane nasılsınız ?




Hakan Ergün: Teşekkür ederim, sağolun.

Samet Tosun: Bize biraz kendinizden bahseder misiniz ? Hakan Ergün kimdir ?

Hakan Ergün: Müzik hayatına 1996 yılında amatörce başladım. Daha sonra bir dostumun aracılığıyla bir stüdyo kaydı aldım. Tonmaister İlhan Harmancı vesilesiyle burada bir rock şarkıcısıyla tanışıp, onunla 2 sene back-vokal olarak çalıştım. Kendimi geliştirdim, ufak ufak etkinlikler ve konserlerde yer aldım. Askerlik sürecinde ise moral konserleri vererek müzik hayatıma devam ettim.

Samet Tosun: Müzik dışında neler yapıyorsun ?

Hakan Ergün: Cafe işletmeciliği yapmaktayım.

Samet Tosun: Peki müzik tarzını nasıl yorumluyorsun ?

Hakan Ergün: Uzun yıllardır Anadolu rock yapıyorum ama yakın zaman’da farklı tarzlarla’da müzikseverlerle buluşacağım.

Samet Tosun: Rol model aldığın isimler var mı ?

Hakan Ergün: Barış Manço, Cem Karaca, Haluk Levent, Edip Akbayram, Erkin Koray

Samet Tosun: Müzik ile uğraşmasaydın ne iş yapardın ?

Hakan Ergün: Baba mesleği icra ederdim.

Samet Tosun: Bizlere biraz Gibi Gibiyim’in hikayesinden bahseder misin ? Böyle bir proje nasıl ortaya çıktı ?

Hakan Ergün: Bunu daha önce de anlatmıştım aslında İlhan Şeşen benim Grup Gündoğarken’den bu yana severek takip ettiğim bir sanatçı, kendisi ile bir dost aracılığı ile tanışma fırsatı buldum, aramızda iyi bir dostluk gelişti. Kendisinden eser talep ettim, o da sağ olsun beni kırmayarak “Gibi Gibiyim”i yorumlamama izin verdi.

Samet Tosun: Klip’te nasıl bir Hakan Ergün izliyoruz ?

Hakan Ergün: Romantik bir Hakan Ergün var.

Samet Tosun: Duayen sanatçı ilhan Şeşen’den bahsedebilirmiyiz ? nasıl tanıştınız ?

Hakan Ergün: Çok sevdiğim bir abim’ in aracılığı ile bir ortamda tanıştık. Kendisi çok cana yakın sanatçı kimliğinin dışında sektörde rastladığım insan gibi insan gerçekten.

Samet Tosun: Kitaplarla aran nasıl? En son hangi kitabı okudun ?

Hakan Ergün: Yılmaz Özdil Kitapları, değil tabiki 6.45 kitaplığından Umay Umayın orospu kırmızı adlı kitabını okudum.

Samet Tosun: Kahvenin günlük hayatındaki yeri hakkında ne söylemek istersin ?




Hakan Ergün: Bir Kahvenin 40 yıl hatırı olduğu için ikrama hayır demem.

Samet Tosun: Ve son olarak DS Kültür Sanat okurları için neler söylemek istersiniz ?

Hakan Ergün: Hepinizi çok seviyorum DS Kültür Sanat olarak yayın hayatınız da başarılar dilerim barış ve sevgi ile.




Samet Tosun: Tekrardan çok teşekkür ederiz, bizleri kırmayarak nazik davetimizi kabul ettiğiniz için. İnşallah daha güzel yerlerde tekrardan görüşmek dileği ile hoşçakalın.

Hakan Ergün: inşallah, hoşçakalın.




Devamını oku

Trend