Takip Edin

Yaşam

90’lı Yıllarda Tek Bir Bina Vardı, Şimdi Türkiye’nin En Popüler Noktası

Dskultursanat

Yayınlanma tarihi

-

İşte Türkiye’nin belki daha önce hiç görmediğiniz kareleri.

Galata Kulesi, 1880



Boğaziçi Köprüsü’nün temeli 20 Şubat 1970’te atıldı. İki ay sonra gazeteciler gittiğinde Karslı işçi Beyaz Name tek başına çalışıyordu.

1990’lar, Alaçatı



Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Diyetisyen Rumeysa Özdemir’in Kaleminden; Diyet Posası

Dskultursanat

Yayınlanma tarihi

-

Diyetisyen Rumeysa Özdemir’in Kaleminden;

Diyet Posası;



Posa ince bağırsakta sindirilmeyen kalın bağırsakta tamamen veya kısmen fermente olan bitkilerin yenilebilir kısımlarıdır. Posa ikiye ayrılır suda çözünür posa ve suda çözünmez posa. Çözünür posalar vücudun şeker kullanımının dengelenmesinde yardımcı olur. Çözünmez posa bitki hücre duvarlarının yapısında yer alırlar, suyun yapısında tutar ve sindirilmeden artık maddelerin bağırsak içerisindeki hareketini artırır. çözünmeyen posalar dışkıya yumuşaklık ve hacim kazandırarak bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar ve kabızlığı önler. Böylece artık ve bağırsak çeperini zarar verecek olan maddeleri içerisinde bulunduran maddelerin geçiş süresi kısalır.

Posa; Besin emilimini Karbonhidrat ve yağ metabolizmasını Dışkı hacmini ve ağırlığını Kolon fermantasyonunu Bağırsak yapısını İmmün fonksiyonu etkiler.

Mide boşalmasını geciktirir, yeme isteğini azaltır, ince bağırsakta basit karbonhidratların emilimini azaltır. Diyet posası dışkılama sıklığı ve dışkı ağırlığını artırarak bağırsakta oluşan artıkların ve toksinlerin hızla dışarı atılmasını sağlar. Diyet posasının kolon rektum kanserini önlemede etkili faktörlerden biri olduğu ifade edilmektedir. Bu etkisini; kolon bakteri florasını değiştirerek, toksik metabolitlerin oluşumunu azaltarak ve dışkı atımını hızlandırarak ve toksik metabolitlerin bağırsak hücreleri ile temas sürelerinin kısaltılması ile sağlamaktadır.

Diyet posası kandaki kolesterol seviyesini düşürdüğü ortaya konmuştur bu nedenle diyet posası tüketimi özellikle kalp-damar hastalıkları riskinin azaltılması açısından büyük önem taşımaktadır. Diyet posası serum glukoz düzeyini ve insülin gereksinimi düşürerek diyabetli bireylerde yarar sağladığı bilinmektedir. Günde 25-30 gram arasında diyet posası alınması tavsiye edilir.



Devamını oku

Sağlık

Diyetisyen Rumeysa Özdemir Sizler için Yazdı; Hurmanın faydaları nelerdir? Hurma yemenin sağlığa yararları

Dskultursanat

Yayınlanma tarihi

-

Hurma yemenin sağlığa yararları ve Hurma hakkında bilmediklerinizi Diyetisten Rumeysa Özdemir sizler için yazdı.



Hurmanın insan sağlığına etkisi; Hurma’da %44-88 oranında şeker bulunmaktadır. Potasyumdan zengindir. %0,2-0,5 oranında yağ bulunur. Kalsiyum, magnezyum, demir, A vitamini, B1 vitamini, B2 vitamini, niasin, C vitaminin içerir. Çekirdeğinde 14 çeşit yağ asidi bulunur. Doymamış yağ asitlerinden palmitoleik, oleik, linoleik , linolenik asitleri bulunmaktadır. En az 15 çeşit mineral bulunmaktadır.

Hurma proteini 23 çeşit aminoasit içerip çok kalitelidir. Sindirime olan katkısı bağırsaklarda gerçekleşir. Khalas hurması besin içeriği bakımından en zengin hurmadır. Antioksidan içeriği diğer meyveler ile karşılaştırıldığında yüksektir. Hurmanın mide ülserini iyileştirici özelliğinin antioksidan özelliğinden dolayı olduğu düşünülmektedir . Hurmanın şeker içeriği yüksektir ve buna rağmen glisemik indeksi düşüktür. Hurmanın gebelikte ve doğumda olumlu etkilerinin bitkisel kaynaklı östrojenler ve oksitosin benzeri etkisinden kaynaklandığı düşünülmektedir.

Yapılan bir araştırmaya göre doğum sonrası hurma verilen annelerin kanamalarının daha az olduğu görülmüştür. Başka bir araştırmada doğum esnasında vajinal açıklığın daha hızlı geliştiği bulunmuştur. Bağışıklık sistemi üstünde olumlu etkileri vardır. Hurmanın üstünde bakteri maya olabileceğinden yendikten sonra eller yıkanmalıdır. 2 küçük boy hurma veya 1 büyük boy hurma bir porsiyon meyve hakkı kadardır. Diyetinizde bir meyve hakkınızı 2 küçük boy hurma olarak kullanabilirsiniz.



Devamını oku

Gündem

Ramazan’da Nasıl Beslenmeli ? işte Rumeysa Özdemir’in Ramazan Önerileri

Dskultursanat

Yayınlanma tarihi

-

Ramazan’da sağlık sorunları yaşamamak için bazı kurallara dikkat etmeniz çok önemli. Peki oruç tutarken neler yapmalı, nelerden kaçınmalıyız? Diyetisyen Rumeysa Özdemir, DS Kültür Sanat okurları’na sağlıklı bir Ramazan için dikkat etmeniz gereken kuralları anlattı, önemli uyarılarda bulundu.



Ramazanda uzun süreli açlık yaşanır ve bundan dolayı gün içerisinde halsizlik, üşüme, baş ağrısı yaşanabilir. Sağlık için en önemli noktalardan biri de sahurun atlanmamasıdır. Ramazanda öğün sayısı zaten azalmaktadır sahur atlanıp metabolizma hızı düşürülmemelidir. Besinler iyi çiğnenmeli ve yavaş yenmelidir. İftarda gün boyu aç kalan bedene çok fazla yüklenilmemelidir . Bütün gün aç kalındığı için çok fazla yiyecek tüketilmemelidir. Çok yemek yendiğinde vücutta halsizlik, uyku hali, şişkinlik, hazımsızlık olabilir. İftar ile sahur arasında 1-2 ara öğün yapılmalıdır böylelikle öğün sayısı artar. Öğün sayısı 4’e çıkarılabilir.

Sahurda çok yağlı, kızartılmış, tuz oranı yüksek gıdalar tüketilmemelidir. Gün boyu tok tutacak proteinden ve posadan zengin beslenilmelidir. Ramazan ayında kabızlık problemi sık yaşanabilir bunun önüne geçmek için posa alımı meyve ve sebze tüketimiyle artırılmalıdır. Çok tuzlu, yağlı gıdalar gün içinde susuz kalmaya neden olabileceğinden çok tuzlu ve yağlı yemekten kaçınılmalıdır. Peki sahurda nasıl beslenilmelidir? Sahur hafif bir öğün bununla birlikte doyurucu olmalıdır . Bunun için yumurta, peynir, salata, ekmek, hurma, zeytin, ceviz gibi gıdalar tüketilebilir. Eğer kabızlık problemi yaşanırsa gün kurusu sahura başlanmadan önce su ile birlikte tüketilebilir. Salata bol yeşillikli, domates, salatadan oluşabilir. Yumurta az yağlı, haşlanmış, menemen olarak farklı formlarda tüketilebilir. Sağlık için haşlanmış yumurta en güzelidir. Farklılık için omlet yaparak çeşitlendirilebilir.

İftarda aşırı yağlı, kızartılmış ürünlerden kaçınılmalıdır. Yemeklerden az yağlı, haşlama, fırında, ızgara olabilir. İftara ilk baş hurma veya zeytin gibi iftariyeliklerle başlanabilir. Sonrasında bir kase çorba tüketilebilir. Çorba içtikten sonra yemeye bir müddet ara verilebilir. Sonra bir ana yemek; etli sebze yemeği, sebze yemeği, et/tavuk/balık tüketilebilir. Yanında yoğurt, ayran, cacık olabilir. Salata posa alımı açısından sofrada olması gerekir. Kişiye göre 1-2 dilim ekmek tüketilebilir. İftardan sonra 20-25 dakika yürüyüş yapılması önerilir. İftar ile sahur arasında hafif bir sütlü tatlı, meyve, yoğurt, kuru yemiş ara öğün olarak tüketilebilir. Çok şekerli ağır tatlılar tüketilmemelidir. Ramazanda yine önemli konulardan biri sudur. Gün boyu vücut suyunun atılmasından ve yerine konulamamasından dolayı iftar ile sahur arasında 6-8 bardak su tüketilmelidir. Kafeinli içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır çünkü bu ürünler vücuttan su atar. Fazla şekerli, şeker eklenmiş yiyeceklerden sakınılmalıdır. Bunun yerine daha sağlıklı olan gıdalar tercih edilmelidir.

Mide salgısını artıran asitli içeceklerin tüketiminden sakınılmalıdır. Herkese hayırlı ramazanlar dilerim.



Devamını oku

Trend