Takip Edin

Sağlık

Diyetisyen Rumeysa Özdemir Sizler için Yazdı; Hurmanın faydaları nelerdir? Hurma yemenin sağlığa yararları

Hurma yemenin sağlığa yararları ve Hurma hakkında bilmediklerinizi Diyetisten Rumeysa Özdemir sizler için yazdı.



Hurmanın insan sağlığına etkisi; Hurma’da %44-88 oranında şeker bulunmaktadır. Potasyumdan zengindir. %0,2-0,5 oranında yağ bulunur. Kalsiyum, magnezyum, demir, A vitamini, B1 vitamini, B2 vitamini, niasin, C vitaminin içerir. Çekirdeğinde 14 çeşit yağ asidi bulunur. Doymamış yağ asitlerinden palmitoleik, oleik, linoleik , linolenik asitleri bulunmaktadır. En az 15 çeşit mineral bulunmaktadır.

Hurma proteini 23 çeşit aminoasit içerip çok kalitelidir. Sindirime olan katkısı bağırsaklarda gerçekleşir. Khalas hurması besin içeriği bakımından en zengin hurmadır. Antioksidan içeriği diğer meyveler ile karşılaştırıldığında yüksektir. Hurmanın mide ülserini iyileştirici özelliğinin antioksidan özelliğinden dolayı olduğu düşünülmektedir . Hurmanın şeker içeriği yüksektir ve buna rağmen glisemik indeksi düşüktür. Hurmanın gebelikte ve doğumda olumlu etkilerinin bitkisel kaynaklı östrojenler ve oksitosin benzeri etkisinden kaynaklandığı düşünülmektedir.

Yapılan bir araştırmaya göre doğum sonrası hurma verilen annelerin kanamalarının daha az olduğu görülmüştür. Başka bir araştırmada doğum esnasında vajinal açıklığın daha hızlı geliştiği bulunmuştur. Bağışıklık sistemi üstünde olumlu etkileri vardır. Hurmanın üstünde bakteri maya olabileceğinden yendikten sonra eller yıkanmalıdır. 2 küçük boy hurma veya 1 büyük boy hurma bir porsiyon meyve hakkı kadardır. Diyetinizde bir meyve hakkınızı 2 küçük boy hurma olarak kullanabilirsiniz.



Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Mikrobiyota Nedir, Ne Değildir ?

Mikrobiyota; Bağırsak mikrobiyotanız trilyonlarca mikroorganizmadan meydana gelir. Bağırsak mikrobiyotasında 1000’den fazla bakteri türü vardır ve bunların vücudunuzun sağlığı üzerine olumlu veya olumsuz etkileri vardır. Bağırsak mikrobiyotası doğduğunuz anda vücudumuzu etkilemeye başlar ve yaşam boyunca bu etki artmaya devam eder. Bağırsaklarınızda bulunan mikroorganizmalar vücut için hayati olan doğal antibiyotikleri üretirler.



Bağırsaklarınızdaki mikroorganizmalar sağlıklı bir denge olduğunda siz de sağlıklı olursunuz . Denge kötü şekilde bozulduğunda hastalıklara karşı savunmasız kalırsınız. Ayrıca bağırsak mikrobiyotası dengeli olduğunda yemeklere karşı olan aşırı ilginiz kontrol altına alınabilir.

Beslenme alışkanlıkları bağırsaklarımızdaki bakterilerin çeşitlerini direkt etkiler. Yanlış yiyecekler bağırsaklarımızdaki sağlıklı bakteri türlerine oranla kötü bakterilerin aşırı şekilde çoğalmasını sağlar. Bağırsak mikrobiyotası dengesiz olduğunda bundan beyin fonksiyonları da etkilenir ve böylelikle duygusal durumunuza göre beslenme oranınız artar. Ayrıca ruh haliniz etkileneceği için hastalıklara yatkınlığını zartar. Mutluluk hormonlarından olan serotonin %95 oranında bağırsağınızda bulunur. Bağırsaklardaki kötü bakterilerin aşırı artışına neden olan kötü beslenme alışkanlıkları zihinsel problemlere de neden olabilir , stres ve depresyon duyguların artmasına katkıda bulunur.

Bağırsaklar iyileştiğinde ciltte iyileşme ve aynı zamanda vücudun diğer bölgelerinde iyileşmeler görülür. Sağlıksız bağırsak belirtileri aşırı şişkinlik, gaz ve düzensiz bağırsak hareketlerini içerir. Peki mikrobiyotanız nereden oluşmaktadır? Mikrobiyota doğumda anneden bebeğe geçen mikroorganizmalar ile olur fakat sezaryen doğumlarda bebeğe geçen mikroorganizmalar hastaneden, çalışanlardan topladığı mikroplar ile oluşmak zorundadır . Anne sütü yine mikrobiyotanızda etkilidir. Bazı ilaçlar mikro mikrobiyotanızı bozmaktadır, antibiyotikler bağırsak mikrobiyotası önemli derecede etkilemektedir.

Egzersiz bağırsak mikrobiyotasındaki çeşitliliği olumlu etkilemektedir. Stres, bağırsak mikrobiyotasını olumsuz etkilemektedir. Bağırsak mikrobiyotasının dengede olması uzun vadeli vücut ağırlığının korunması yönünde önemlidir. Bağırsak mikrobiyotasındaki dengesizlik, yani kötü bakteriler vücut ağırlığı artışına neden olmaktadır. Bu dengesizlik kötü beslenmeden dolayı olmaktadır. Batı tarz diyet modeli , yağlı , şekerli yiyecekler bağırsak mikrobiyotamızı olumsuz etkilemektedir. Bağırsak dostu probiyotik bakteriler kolesterolü ve kalp hastalığı riskini düşürmeye yardımcı olabilir.

Sebze ve meyveler özellikle bol miktarda lif içeren besinler sağlıklı mikroorganizmaların büyümesini destekler. Enginar, kuşkonmaz, yer elması, pırasa, sarımsak, soğan, muz gibi besinlerde bulunan prebiyotikler sağlıklı etkiler oluşturan fermente edilebilir diyet lifidir. Prebiyotik içeren sebze ve meyveler bağırsak mikrobiyotasını destekleyerek genel sağlığımıza olumlu etkiler . Sonuç olarak bağırsaklarınızdaki bakteriler beslenmenizden etkilenir ve bu bakteri çeşitliliği genel sağlığınızı etkiler .



Devamını oku

Sağlık

Diyetisyen Rumeysa Özdemir’in Kaleminden; Diyet Posası

Diyetisyen Rumeysa Özdemir’in Kaleminden;

Diyet Posası;



Posa ince bağırsakta sindirilmeyen kalın bağırsakta tamamen veya kısmen fermente olan bitkilerin yenilebilir kısımlarıdır. Posa ikiye ayrılır suda çözünür posa ve suda çözünmez posa. Çözünür posalar vücudun şeker kullanımının dengelenmesinde yardımcı olur. Çözünmez posa bitki hücre duvarlarının yapısında yer alırlar, suyun yapısında tutar ve sindirilmeden artık maddelerin bağırsak içerisindeki hareketini artırır. çözünmeyen posalar dışkıya yumuşaklık ve hacim kazandırarak bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar ve kabızlığı önler. Böylece artık ve bağırsak çeperini zarar verecek olan maddeleri içerisinde bulunduran maddelerin geçiş süresi kısalır.

Posa; Besin emilimini Karbonhidrat ve yağ metabolizmasını Dışkı hacmini ve ağırlığını Kolon fermantasyonunu Bağırsak yapısını İmmün fonksiyonu etkiler.

Mide boşalmasını geciktirir, yeme isteğini azaltır, ince bağırsakta basit karbonhidratların emilimini azaltır. Diyet posası dışkılama sıklığı ve dışkı ağırlığını artırarak bağırsakta oluşan artıkların ve toksinlerin hızla dışarı atılmasını sağlar. Diyet posasının kolon rektum kanserini önlemede etkili faktörlerden biri olduğu ifade edilmektedir. Bu etkisini; kolon bakteri florasını değiştirerek, toksik metabolitlerin oluşumunu azaltarak ve dışkı atımını hızlandırarak ve toksik metabolitlerin bağırsak hücreleri ile temas sürelerinin kısaltılması ile sağlamaktadır.

Diyet posası kandaki kolesterol seviyesini düşürdüğü ortaya konmuştur bu nedenle diyet posası tüketimi özellikle kalp-damar hastalıkları riskinin azaltılması açısından büyük önem taşımaktadır. Diyet posası serum glukoz düzeyini ve insülin gereksinimi düşürerek diyabetli bireylerde yarar sağladığı bilinmektedir. Günde 25-30 gram arasında diyet posası alınması tavsiye edilir.



Devamını oku

Haberler

Pancarın mucizevi faydası

Kırmızı pancar, ıspanakgiller ailesinden olan, yumru kökü çok lezzetli ve sağlığa son derece faydalı toprak altında yetişen bir kök sebzedir. İstanbul Florence Nightingale Hastanesi, Sağlıklı Yaşam Merkezi Direktörü, Uzm. Dr. Özgür Şamilgil pancarın mucizevi gücünü adım adım anlatırken, şeker oranı yüksek bir sebze olduğundan, pancar suyunun da aşırı tüketilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Özellikle kırmızı pancarın suyu en güçlü kan düzelticilerden biridir. Havuç suyu ile yarı yarıya karıştırılan kırmızı pancar suyu, içildiğinde alyuvarların sayısını kısa zamanda yükseltir. Soğuk algınlığı enfeksiyonlarının arttığı kış aylarında kırmızı pancarın tüketilmesi, vücudun direncini artırır.
Narın bir çok faydası yanında, en önemli özelliklerinden biri de genel damar sağlığını, özellikle de kalbi koruması. Kırmızı pancar ise A, B, C ve P vitaminlerinden zengindir. Beta karoten ve folat bakımından zengin yapısıyla bağışıklık sistemini güçlendirip kan yapımına destek verir. Bir bardağı bir hafta koruyan doğal içeceğin tarifi şöyle;

Malzemeler:* 1 narın taneleri* 1 kırmızı pancar* Yarım limon suyu* 1 çorba kaşığı kırmızı üzüm çekirdeğiHazırlanışı: Hepsini 1500 watt ve üzeri gücündeki bir blendera atın. Kabın 1/3 seviyesine kadar içme suyu ekleyin. Ve içme suyundan yapılmış 5-6 küp de buz.
Hayvanların içme sularına katılarak yapılan deneylerde, kalın bağırsak, mide, sinir sistemi, akciğer, meme, prostat kanserlerini engellemede ve ilerlemesini yavaşlatmada etkili olabileceği bulunmuştur. İnsanlarda pankreas, meme ve prostat kanserinde kullanımı ile ilgili çalışmalar yürütülmektedir. Kanın temizlenmesi ve karaciğerin zehirlerden arınmasına yardımcı olduğu bilinmektedir.
Yapılan bazı çalışmalarda pancarda bulunan nitrat denilen maddenin vücutta nitrik oksite dönüşerek damarları genişlettiği, kan dolaşımını kolaylaştırdığı, tansiyonu düşürdüğü gösterilmiştir. Birçok besinde bulunmayan, hücreleri, enzim ve proteinleri koruyan betalain grubu bir madde içerir. Egzersiz öncesi içilen pancar suyunun egzersize dayanıklılığı ve performansı arttırdığı, dinçlik verdiği bilinmektedir.




Devamını oku

Haberler

Mandalina yerken bunlara dikkat edin!

Kış aylarının vazgeçilmezi ve turunçgillerin baş tacı olan mandalina C vitamini başta olmak üzere içerdiği A, B vitaminleri, kalsiyum, lif, potasyum, demir, fosfor ile tam bir sağlık deposu. Bağışıklık sistemini güçlendirmekten kanser riskini düşürmeye, iştah kontrolünü sağlamaktan yüksek kan basıncını önlemeye kadar sağlığımız üzerinde pek çok önemli faydalar sağlıyor.


Kabuğunu sakın atmayın: Mandalina kabuğunun altındaki beyaz lifler selülozik maddeler bakımından zengin oldukları için sindirim siteminin daha aktif çalışmasında etkili oluyorlar. Ayrıca beyaz liflerin içeriğindeki pektin de diyet lifinin bir bileşeni olduğu için kolesterolün düşürülmesine yardımcı oluyor ve kan şekeri dengesi sağlıyor. Bu nedenle mandalinanın beyaz kısımlarının atmayın ve meyveyle birlikte tüketin.

Porsiyon kontrolüne dikkat: C vitamini suda eriyen bir vitamin olduğu için fazlası depolanmıyor, atılıyor. Bu nedenle yüksek miktarda tüketilen mandalinanın da 1 porsiyon (2 küçük adet) mandalinanın da vücuda sağlayacağı vitamin aynı. Çelik, ayrıca yüksek miktarlarda tüketilmesinin bazı sağlık problemlerine neden olabileceğini belirterek, “Hassas bünyelerde ciltte kızarma ve döküntü gibi alerjik reaksiyonlar oluşabiliyor. Bunun yanı sıra içeriğindeki fruktoz şekeri nedeniyle diyabet hastalarında kan şekerinin yükselmesine sebep olabiliyor. Bu nedenle mandalina tüketirken porsiyon kontrolü çok önemli” diyor.
Çekirdeği varsa, mutlaka çıkarın: Çekirdeksiz türleri de bulunana mandalinayı tüketirken çekirdeklerinin çıkarılması gerekiyor. Çünkü çekirdeği apandisit organının tıkanmasına yol açabiliyor.




Devamını oku

Sağlık

Kış Aylarının Vazgeçilmez Bitkisel Çayları Ve Faydaları.

Kış mevsiminde soğuk hava hastalıklara da davetiye çıkarıyor. Özellikle gripsoğuk algınlığıburun tıkanıklığı gibi rahatsızlıklar baş gösteriyor. Dolayısı ile kış aylarında beslenmenize, uyku düzeninize dikkat etmeniz gerekiyor.

Bitkilerin vücuda kattığı doğal fayları vardır. Bazı hastalıkları hafifletirken bazılarını önleyebilir ya da daha rahat bir şekilde atlatılmasını sağlar. Sizin için hangi rahatsızlıklara karşı hangi bitki çayların faydalı olduğu ile ilgili bilgileri derledik.

Melisa Çayı





Ağrı kesici ve ateş düşürücü nitelikte bir şifa kaynağıdır. Bu da melisa çayını grip, nezle gibi problemlerin yanı sıra migren kaynaklı baş ağrılarının giderilmesi için de önemli bir yardımcı yapar.

AdaÇayı

Adaçayı, grip ve soğuk algınlığı rahatsızlıklarında oldukça faydalıdır. Boğazdaki iltihaplanmaları da geçirme özelliğine sahiptir. Boğazınızın rahatlaması için adaçayı yapraklarını kaynatıp biraz ılıdıktan sonra gargara yapabilirsiniz.



Kuşburnu

Kuşburnu, içerisinde bulundurduğu büyük orandaki C vitamini ile vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir. Kaynatıldıktan sonra içerisine tarçın da katılarak içilebilir.

Zencefil

Zencefil, sindirime iyi gelirken limon ile birlikte karıştırılarak içildiğinde soğuk algınlığına yararı büyüktür. Boğaz ağrısını hafifletirken, vücudun direncini de arttırır.

Ihlamur

Ihlamur, vücudun direncini yükselterek ateşin yükselmesi durumunda düşürülmesini sağlar. Ayrıca migren ağrılarına da iyi gelir.

Devamını oku

Sağlık

Sigarayı Bırakmak İçin Neler Yapılabilir.

Sigara içen insanların yüzde 70 gibi bir kesimi sigarayı bırakmak istemiştir.Peki Kaç kişi bu isteğini yerine getirebiliyor bunu hiç düşündünüz mü? Belki de cevap kendi içinizdedir. Bilinen bir gerçektir ki sigarayı bırakmak insanlar için kolay olmuyor. Bunun için bizde sizlerle sigarayı bırakmak için yardımcı olabilecek önerilerde bulunmak istedik.

1- Kendinizi psikolojik olarak hazırlayın.





    2-Sigarayı bırakmak için bir tarih belirleyin.



3-Sigarayı nasıl bırakacağınıza karar verin.

4-Aldığınız kararları çevrenizde ki insanlarla paylaşın.



5-Çevrenizde sigara içen tanıdıklarınıza, bir süre yanınızda sigara içmemelerini rica edin.

6-Daha önce bırakmak istediyseniz ve bu kararınızda neden başarılı olamadığınızı tekrar düşünün.



Sigarayı bırakmak salında sizin elinizde, sadece biraz kendinize güvenmeniz ve yaşama değer vermeniz gerekiyor. Ondan sonrası sizin için daha kolay olacaktır.Şimdiden tebrik ederiz, Denemekten asla vazgeçmeyin.



Devamını oku

Trending